NEŞET ERTAŞ
1938 yılında Kırşehir/Kırtıllar köyünde doğdu. Abdal kültürünün temsilcilerinden Muharrem Ertaş'ın oğludur. Kırşehir ve çevresinin müzik kültürüyle bütünleşen; Muharrem Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali ve benzeri yöresel sanatçıların etkisiyle yetişen ve günümüze uzanan bir ozanımızdır. Neşet Ertaş bir bozlak ustası olmasının yanı sıra oyun havası, türkü, deyiş, semah vb. türlerde de birçok eseri repertuarımıza katmıştır. 30 yıla yakındır Almanya'da yaşayan Neşet Ertaş, daha çok Kırşehir ve yöresi türkülerinin güçlü bir temsilcisi (yöre sanatçısı) olarak tanınsa da "Garip" mahlasıyla yazdığı bir çok deyişi de vardır. Mütevaziliği Anadolu'nun sadeliğine; birikim ve ustalığı Anadolu'nun tarihsel zenginliğine benzeyen Neşet Ertaş, Orta Anadolu Abdal Müziği geleneğinin en büyük ustalarındandır.

HEP SEN Mİ AĞLADIN HEP SEN Mİ YANDIN
BEN DE GÜLEMEDİM YALAN DÜNYADA
SEN BENİ GÖNLÜNCE MUTLU MU SANDIN
ÖMRÜMÜ BOŞ YERE ÇALAN DÜNYADA
MAHZUNİ ŞERİF
1938 yılında Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. Mersin Astsubay Hazırlama Okulu'nu ve Kuleli Askeri lisesini bitirdi. Pir Sultan Abdal, Davut Sulari, Aşık Veysel gibi büyük halk ozanlarından feyz alan Mahzuni Şerif, 1963 yılından itibaren TRT radyolarında türküler söylemeye başladı.

Şiir ve plakları nedeniyle birçok kez yargılanmış, halkının dili ve kulağı olduğu için dönemin egemen anlayış ve iktidarlarınca kovuşturmalara uğramaktan kurtulamamıştır. Yüzlerce türküsü, çok sayıda kaset ve plağı bulunan ve Anadolu'nun kültür zenginliğine ayna olan Mahzuni Şerif, 20. yüzyıl halk ozanlarımız içinde çok önemli bir yere sahiptir.
DOKUNMA KEYFİNE YALAN DÜNYANIN
İPİNİ ELİNE DOLAMIŞ GİDER
GÖZLERİMİN YAŞI BANA GİZLİDİR
DERTLİYİ DERTSİZİ SULAMIŞ GİDER
NERİMAN ALTINDAĞ TÜFEKÇİ
1926 yılında İstanbul'da doğdu. Nişantaşı Kız Lisesi'ni bitirdiği 1942 yılında stajyerlik sınavını kazanarak Ankara Radyosu'na girdi. Hançere özelliği ve sesinin genişliği ile repertuarında yer alan yörelere ait türkü ve özellikle uzun havaları, yöre üslubuna uygun ve eşsiz yorumuyla büyük ün kazandı.

İlk kadın solist, öğretmen, kadın şef unvanlarının yanı sıra, bugüne kadar Halk Müziği dalında verilen ilk kadın artist-öğretmen unvanına da layık görülmüştür. Yüzden fazla derlemesi bulunan Neriman Altındağ Tüfekçi'nin Nida Tüfekçi ile birlikte yazdığı "Memleket Türküleri" adlı bir de kitabı vardır.
GIŞLALAR DOLDU BUGÜN
DOLDU BOŞALDI BUGÜN
GEL GARDAŞ GÖRÜŞELİM
AYRILIK OLDU BUGÜN
MUSA EROĞLU
1946 Mersin/Mut doğumludur. Türkü dinleyecek gelecek kuşaklar için bir hazine; türkü seven çağdaşları için bir şanstır. Musa Eroğlu'nun dilinde Karacaoğlan, Dadaloğlu, Köroğlu gibi halk müziği değerleri yeniden canlandı; nefesleri, sevgi ve coşkuları yüzyılların derinliklerinden yüreğimizi ısıtmakla kalmadı, geleceğe bir değer olarak da aktarıldı.

Besteci, yorumcu, derlemeci, halk bilimi araştırmacısı ve Türk Halk Müziği'nin özgün sesi olma özelliklerini bir arada bulunduran Musa Eroğlu, usta yorumuyla Türk Halk Müziğini yurtiçi ve yurtdışında birçok konserlerde temsil etti. Birbirinden güzel solo kasetler çıkarttı, "Muhabbet" serisi olarak bilinen kaset çalışmalarına katıldı. Bağlama icrasındaki ustalığı, tekniği ve yumuşaklığı ile bağlamanın değişik şekillerde de tınlayacağını gösteren ender sanatçılarımızdan biridir.
SARI SAÇLARINI DELİ GÖNLÜME
BAĞLAMIŞIM ÇÖZÜLMÜYOR MİHRİBAN
AYRILIKTAN ZOR BELLEME ÖLÜMÜ
GÖRMEYİNCE SEZİLMİYOR MİHRİBAN
ARİF SAĞ
1945 yılında Erzurum Aşkale'nin Dallı köyünde doğdu. Arif Sağ, sazın günlük yaşamın ekmek su gibi doğal bir parçası sayıldı. Anadolu Aleviliğinin "Aşık-Ozan" geleneği içerisinde yetişmiştir. Henüz 14 yaşındayken "Hocam" dediği Nida Tüfekçi'den ders alan Arif Sağ, 1966 yılından itibaren İstanbul Radyosu'nda üç yıl stajyerlik, 1975 yılında kurulan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda bir süre öğretim üyeliği yapmıştır.

Kurduğu Özel Müzik Kursu'nda yüzlerce öğrenci yetiştirerek, Halk Müziği ve özellikle bağlama öğreniminde yeni bir dönemin başlamasında iskelet olma fonksiyonu üstlendi. Onunla halkın yoksul kesimi, teknik ve teorik anlamda müziğin kurallarıyla yoğun bir biçimde tanışma fırsatı buldu. Bağlamanın geniş halk kitlelerince sevilmesinde, yurtiçi ve yurtdışında üstün seviyede temsil edilmesinde, tarihi ve belirleyici bir rolü olmuştur. Arif Sağ genellikle bağlama virtüözü olarak tanınsa da, bağlamanın bütün düzen ve tavırlarını en üst düzeyde icra etmekte; Türk Halk Müziği enstrümanlarının hemen hepsini virtüözite düzeyinde çalmaktadır.
ALTIM ÜSTÜM KAÇ KURUŞLUK
EFSANEYİM EFSANEYİM
AŞIK OLMAK DİLE KOLAY
DİVANEYİM DİVANEYİM
YAVUZ TOP
1950 yılında Erzincan'ın Tercan ilçesinde doğdu.17 yaşında İstanbul radyosuna "yetişmiş bağlama sanatçısı" olarak girdi.1976-1980 yılları arasında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarında bağlama hocası olarak görev yaptı. Çok sesli halk müziği denemeleri,bu alandaki başarılı çalışmaları ve katkılarıyla halk müziğimizin mihenk taşlarından biri olmuştur.1983 yılında ilk bas bağlamanın ve 1990 yılında yaylı sazların tasarım,yapım ve kullanımına öncülük etmiştir.

Musa Eroğlu ,Arif SAĞ ,Muhlis AKARSU ile birlikte "Muhabbet" serisinde yer almıştır.Kendi adını taşıyan Yavuz TOP müzik kursu' yüzlerce öğrenci yetiştiren ve halen bu faaliyetine devam eden Yavuz TOP,sadece bağlama çalmadaki ustalığıyla yetinmemiş,yüzlerce türkü derlemiş ve onlarca türkü formunda,geniş halk kitlelerince sevilen besteler yapmıştır.
SEVDİĞİM BİR GÜN BANA
YAR DEMEDİN YAR DEMEDİN
GECE GÜNDÜZ TENHALARDA
AĞLAYANIM VAR DEMEDİN
SABAHAT AKKİRAZ
1955 yılında Sivas'ta doğdu. Orta ve lise eğitimini Almanya'da tamamladı. 13 yaşında kaset çalışmalarına başlayan Sabahat Akkiraz, ustalarım dediği Feyzullah ÇINAR, Aşık Daimi, Davut Sulari ve Muhlis Akarsu ile tanıştı ve desteklerini gördü.

1966 yılında London Jazz festivaline davet davet edildi. Grand Union Orchestra ile Anadolu'dan yansımalar projesini hazırladı. 2001 yılında Hollandalı ünlü şanson şarkıcı Jasperina De Jong ile 5 konserlik Hollanda turnesi ve Brezilya'nın Sao Paolo kentinde iki konser yaparak türküleri ilk defa Güney Amerika'ya; okyanus ötesine taşıyan ve böylesi bir çok etkinliğe katılan Sabahat Akkiraz, muhteşem yorumu ve sesiyle türkülerimizi dünyaya tanıtan eşsiz bir ses sanatçımızdır.
TEKKEMİZ MEYHANE KABEMİZ GÖNÜL
DOSTUN CEMALİNİ CENNET BİLİRİZ
PEYMANELERE ELDE GÜLÜ SÜMBÜLÜ
BADEDEN FEYZ ALIR NİMET BİLİRİZ
YÜCEL PAŞMAKÇI
1953 yılında İstanbul'da doğdu.1954 yılında İstanbul Radyosu'nda açılan "Stajyer Saz Sanatçılığı" sınavını kazanarak Yurttan sesler kadrosuna girdi.1961 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı THM icra Heyeti Üyeliği yaptı. 1972 yılından itibaren TRT İstanbul Radyosu'nun birçok kademesinde etkin görev alarak bugüne gelmesinde büyük rolü olmuştur.

Yücel Paşmakçı, 400 civarında halk ezgisini derleyip notalayarak büyük bir kısmını TRT Repertuarına kazandırmıştır. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarında öğretim görevlisi olan ve yıllarca Halk Müziğinin gelecek nesillere aktarılmasında çaba gösteren ve bu alanda nice öğrenci yetiştiren değerli hocamız Yücel Paşmakçı'ya Halk Müziği çok şey borçludur.
GÖKTE UÇAN HUMA KUŞU
NE BİLİR DALIN KIYMATIN
KARGAYI KONDURMAN DALA
NE BİLİR GÜLÜN KIYMATIN
ORHAN DAĞLI
1930 YILINDA Celaliye'de doğdu. Mahalli sanatçılardan Hasan Çoban, Sadullah Kardan ve Ocakçı Osman'dan bağlama ve kemane öğrendi. 1949 yılında Ankara Radyosunun açtığı imtihanı kazandıktan sonra askere gitti.

Mahalli tarzları inceleyerek kendini yetiştirdi.1954 yılında İstanbul Radyosu sınavını kazandı. 1952-1954 yıllarında Radyo sanatçılarıyla yurtiçi konserlere katıldı.Mahalli sanatçı olarak dönemin en son yöresel tavırcısı ve özellikle Ankara Tavrını en iyi icra eden radyo sanatçısıdır.Yurttan sesler korosunun bağlama ekibini çalıştırarak yönetti. 1976 yılından beri, İTÜ Devlet Konservatuarında öğretim görevlisi olarak birçok öğrenci yetiştiren Ali Orhan Dağlı halen görevine devam etmektedir.
ENDİM DERE BEKLERİM
VAY BENİM EMEKLERİM
ELLER YARİM DEDİKÇE
SIZLIYOR GEMÜKLERİM
TALİP ÖZKAN
1939 yılında Denizlide doğdu. 18 yaşında Ankara Radyosu Yurttan Sesler Korosuna girdi. Türkiye Radyolarında Koro şefi, Öğretmen, Derlemeci ve Müfettiş olarak 20 yıla yakın görev yapan nadir simalardan biridir.

1977 yılından beri Paris'te yaşamaktadır. Fransa'da "saz ile açıklamalı konserler" veren Talip Özkan, konserler dizisini Almanya, Avusturya, Belçika, Cezayir, Fas,Finlandiya, Hollanda ve daha birçok ülkede devam ettirmiş, bağlama konusundaki teknik, teorik bilgi ve yetkinliğiyle bağlamayı dünyaya tanıtmaya çalışmıştır. Bağlamanın kapasitesini zorlayacak şeklindeki icrası, tavırsal özellikleriyle çok üst düzeydeki tekniği ve özellikle Ege Bölgesi melodilerini otantik halleriyle çalma konusundaki ustalığı ve yetkinliğiyle tanınan Talip Özkan, Halk Müziğimize büyük katkısı bulunan sanatçılarımızdan biridir.
AŞAR İSEN KARLI DA AŞALIM
DÜŞER İSEN TOZLU YOLLARA DÜŞELİM
ÇEKER İSEN GÜZEL DE KAHRI ÇEKELİM
ÇİRKİNLERİN KAHRI ÇEKİLMEZ GÜÇ'OLUR
ALİ EKBER ÇİÇEK
1935 yılında Erzincan'ın merkeze bağlı Ulalar beldesinde doğdu. Küçük yaşta müziğe başlamasında zamanın Dedelerinde Potik İsmail ve Eyüp Dede'nin çok yardımını gördü. 1949 yılında Ankara Radyosu'na girdi. Askerliğinin ardından 1960 yılında İstanbul Radyosu'nun açtığı sınavı kazanıp aynı sene profesyonel sanatçı olarak radyoda göreve başladı. Çalıp-söyleme geleneğini radyo mikrofonlarına taşıyan, Ali Ekber Çiçek, gerek sesi ve gerekse sazıyla Türkülere ayrı boyut kazandırmış bir ekoldür.
Derlediği türküleri orijinal yapısını bozmadan seslendirerek ölümsüzleştirdi. Yurtiçi ve yurtdışında sazı ve sözüyle sayısız konserler verdi. Kendisine ait olan "Haydar, Haydar" adlı ezgi Halk Müziğinde önemli bir yer tutmaktadır. Senfoni biçimindeki ezgi çeşitli orkestralar ve sanatçıları tarafından icra edilmiştir. Üretici ve icracı sanatçımız Ali Ekber Çiçek, türkülerimizi geleceğe özverili bir çalışma ile aktarmış ve aktarmaktadır.
SOLMAZSA DÜNYADA GÜZELLER SOLMAZ
BU DÜNYA FANİDİR KİMSEYE KALMAZ
YALAN DOLAN İLE SOFULUK OLMAZ
KALDIR KALBİNDEKİ KARAYI GÖNÜL
MEHMET ERENLER
1946 yılında Ankara'da doğdu. Sekiz yaşında bağlama çalmaya başladı. Türk Halk Müziğinde daima idealist olarak görev yapmaya çalıştı. 1966 yılında TRT Ankara Radyosunda yapılan sınavı kazanarak doğrudan yetişmiş sanatçı olarak göreve başladı. Ayrıca solistlik ve koro şefliği sınavlarında da başarı göstererek bu dallarda hizmet yaptı.

Türk Halk Müziğinin bazı kurullarında görev yaptı. Kendi isteğiyle 1980 yılında İstanbul Radyosuna atandı. Yurtiçi ve yurtdışında sayısız konserler; zaman, zaman resitaller verdi. Türk Halk Müziği derlemeleri yaparak TRT repertuarına kazandırdı. 1987 yılında İTÜ Türk Musiki Konservatuarında öğretim üyeliği yaptı. Mehmet Erenler, Orta Anadolu'yu ve İç Anadolu'yu en güzel icra eden ustalarımızdan biridir.
DEĞMEN BENİM GAMLI YASLI GÖNLÜME
BEN BİR SELVİ BOYLU YARDAN AYRILDIM
EVVEL BAĞBAN İDİM DOSTUN BAĞINDA
TALAN VURDU AYVA NARDAN AYRILDIM.